|
Günümüzde, tüm dünyada 246 milyon diyabetli bulunmaktadır. Bu sayının 2025 yılından önce 380 milyona ulaşması beklenmektedir.
2007 yılında belirlenen ve diyabetli kişi sayısı en fazla olan beş ülke sırasıyla; Hindistan (40.9 milyon), Çin (39.8 milyon), Amerika Birleşik Devletleri(19.2 milyon), Rusya (9.6milyon) ve Almanya (7.4milyon)'dır.
2007 yılında belirlenen ve erişkin populasyonunda diyabet sıklığı en yüksek olan beş ülke sırasıyla Nauru (%30.7), Birleşik Arap Emirlikleri (%19.5), Suudi Arabistan (%16.7), Bahreyn (%15.2) ve Kuwait (14.4)'dir.
2025'den önce, diyabet sıklığında en fazla artış, özellikle gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşecektir.
Her yıl gerçekleşen diyabet hastalığı nedeniyle, 3.8 milyon yaşam kaybı söz konusudur. Her on saniyede bir, bir kişi diyabete bağlı bir nedenden ötürü hayatını yitirmektedir.
Diyabet küresel ölümlerin dördüncü önemli nedenidir. *Tüm diyabetli kişilerin %50'si sağlık durumlarının farkında değillerdir. Bazı ülkelerde, bu oran %80'lere ulaşabilmektedir.
Diyabet, gelişmiş ülkelerde, erişkin grubunda, görme kaybı ve görme azalmasının en önemli nedenlerinden birisidir.
Diyabet, kazaya bağlı olmayan ve gerçekleştirilmiş amputasyon vakalarının en sık rastlanan nedenlerinden birisidir ve bu nedenle her yıl bir milyondan fazla amputasyon gerçekleştirilmektedir. Diyabetli kişiler, genel populasyona kıyasla 15- 40 kez daha fazla alt ekstremite amputasyonuna maruz kalırlar. Dünyanın herhangi bir yerinde, diyabetden ötürü, her 30 sn'yede bir, bir bacak kaybedilmektedir.
Diyabetli kişiler, diyabetli olmayanlardan 2- 4 kez daha fazla kardiyovasküler hastalık geliştirme riskine sahiptirler. Kardiyovasküler hastalık, endüstrileşmiş ülkelerde, bir numaralı ölüm nedenidir. Kardiyovasküler hastalıktan ötürü ölüm riski, diyabetli kişilerde, diyabetli olmayanlardan üç kez daha fazladır.
Diyabetin, körlük, böbrek yetmezliği ve kalp hastalığı gibi harab edici komplikasyonları, ülkelerin Sağlığı Koruma Programları üzerinde çok büyük bir mali yük oluşturmaktadır. Diyabet harcamalarının bir ulusun sağlık bütçesinin %5- 10'unu kapladığı tahmin edilmektedir.
Diyabetin komplikasyonlarından korunmak ya da onları erken tespit etmek için yatırım yapmak, diyabet ve komplikasyonlarının ekonomik mali yükünü anlamlı bir şekilde azaltabilir.
Kan şekeri seviyesinin iyi kontrolünün tüm diyabet tiplerinde, bilahare komplikasyon geliştirme riskini azaltabildiğine ve onların ilerleme süratlerini yavaşlatabildiğine dair ikna edici, kesin kanıtlar mevcutdur. Yükselmiş kan basıncı ve kan yağlarının kontrolü de aynı derecede önemlidir. Toplumun tüm kesimlerinde, bu parametrelerin daha iyi kontrolü, yaşam kaliyesinin buna bağlı olarak yükselmesine yol açabilecektir.
Tüm dünya ülkelerinin tahminen %25'i, kendi ulusal sağlık planlarında diyabet komplikasyonlarından korunmaya yönelik herhangi özel bir hazırlık yapmamışlardır.
2002'de Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF), IDF üyesi ülkelerle, insulin, test stripleri ve diğer malzemelere ilişkin geçici bir işbirliği yaparak, insuline kesintisiz ulaşabilme konusunda bir araştırma başlattı. Katılan 74 ülkeden 30'u, Tip 1 diyabetli kişilere devamlı insulin desteği sağlayamadıklarını kabul ettiler. Durum, hiçbir ülkenin insuline %100 ulaşamadığı Afrika ülkelerinde özellikle çok ciddiydi. 1997 yılında yapılan benzer bir tetkik, insulin, test stripleri ve iğneye kesintisiz ulaşım, kentsel kesimde, kırsal kesimden daha iyi idi.
|
|
| |
|
|
 |